Eshab-ı Kehf

Dünyanın bir çok yerinde makamı bulunan “Yedi Uyurlar” inanışının merkezi Tarsus’taki Eshab-ı Kehf Mağarasıdır. Eshab-ı Kehf mağara arkadaşları anlamına gelmektedir. Tarsus eşrafından yedi imanlı genç ve bir köpeğin birlikte sığındığı bu mağara, devrin putperest kralının zulmüne karşı direnişin timsali olmuştur. Kur’an-ı Kerim’in Kehf Suresinde geçen kıssaya göre; Yemliha, Debernüş, Kefeştatayyüş, Mekselina, Mernuş, mislina, Sazenüş ve köpekleri Kıtmir bu mağarada 309 yıl uyumuşlardır. Uyandıkları zaman Yemliha’nın ihtiyaçlarını karşılamak maksadıyla Tarsus’a gönderilmesi neticesinde hadise ortaya çıkmıştır. Mağara, Tarsus’un kuzeybatısında 14. km mesafede Dedeler köyü yakınında bulunmaktadır. Hristiyanlarca da kutsal kabul edilen mağaraya 15-20 basamaklı merdiven ile inilip çıkılmaktadır. Ayrıca yörede anlatılan bir efsaneye göre Karacaoğlan, Eshab-ı Kehf Mağarasına girmiş ve bir daha çıkmamıştır. Bu itibarla Karacaoğlan’ın gerçek mezarının nerede olduğu bilinmemektedir.

The centre of “Seven Sleepers” belief which has a lot of places in the world is Tarsus Eshab-ı Kehf Cave. Eshab-ı Kehf means cave mates. 7 faithful young person from Tarsus and a dog were, hidden in that cave. It has been the symbol of resistance against the cruelty of pagan king of that period. According to the story of Koran’s Kehf Sura; Yemliha, Debernüş, Kefeştatayyüş, Mekselina, Mernuş, mislina, Sazenüş and their dog Kıtmir have slept in this cave for 309 years. When they woke up, they sent Yemliha to Tarsus for shopping so, the event appeared at that time. The cave is the north-west and 14 km far away from Tarsus and close the Dedeler Village. You can reach the cave that is sacred also for Christians, with 15-20 steps.  .according to a legend that is told in Tarsus, Karacaoğlan has entered into Eshab-ı Kehf Cave and did not come out again. for this reason we don’t know where Karaaoğlan’s grave is exactly.

Tarsus Tarihine Genel Bakış

Eski Çağlarda Hitit İmparatorluğu’nun egemenlik sınırı içinde bulunan kent, zamanla bu devletin zayıflaması üzerine Asurluların sonra da Kilikya’da kurulan bir takım yerel prensliklerin denetimine girdi. Perslerin eline geçerek Kilikya Satraplığının merkezi oldu. M.Ö 323′te Büyük İskender tarafından alındı. İskender’in ölümünden sonra payına düştüğü Selefki Krallığının yönetimine girdi. M.Ö. 66′da Romalıların eline geçti ve Kilikya eyaletinin başkenti oldu. Mısır Kraliçesi ile dillere destan olan aşkını yaşayan Marcus Antonius tarafından baştan başa bayındır duruma getirildi. İmparator Tiberius döneminde Kapadokya Krallığının eline geçen kent, Romalılarca geri alındı. Roma İmparatorluğunun ikiye bölünmesi sırasında Bizans Devletinin  egemenliğine girdi. Halife Ömer döneminde Ebu Ubeyde komutasındaki arap ordusu tarafından fethedilerek İslam topraklarına katıldı. Emeviler döneminde Araplar ve Bizanslılar arasında sürekli el değiştiren kent, Abbasi halifesi El-Memun döneminde müslümanlar için önemli bir sınır kalesi ve ticaret merkezi olarak gelişti. Doğu Seferine çıkan İmparator Nikephoros tarafından alınarak yeniden Bizans yönetimine geçti(965) .Malazgirt Savaşından sonra Adana ile birlikte Selçukluların eline geçen Tarsus Birinci Haçlı Seferi sırasında Hrıstiyan ordusu tarafından istile edilerek Antakya Prensliğine bağlandı. 1100 yılında yeniden Bizans egemenliğine geçti. Ermeni prensi Leon’un ele geçirdiği kent İmparator İoannes Komnenos tarafından geri alındı. Ancak Bizanslıları yenilgiye uğratan Leon’un oğlu III. Toros’un yönetimi altına girdi. Daha sonra Karamanoğullarının, Ramazanoğullarının ve Mısır Memlukları’na bağlı olarak Dulkadiroğullarının egemenliğinde kalan Tarsus 15. yy’da yörede üstünlük kurmaya çalışan Karamanlılar ve Osmanlılar arasında bir çekişme alanı durumuna gelmesi nedeniyle ticaret merkezi olma özelliğini kaybetti.  Kilikya Rupen Krallığına son veren Memluklar 1485-1491 Türk-Mısır savaşı bitiminde kenti doğrudan egemenlikleri altına aldılar.  Ancak Memluk Devletini ortadan kaldıran Yavuz Sultan Selim tarafından Osmanlı topraklarına katılan Tarsus ve çevresinin yönetimi Ramazanoğullarına bırakıldı. Kanuni döneminde Veli Halife, Tonguzoğlan, Yenicebey gibi alevi önderlerinin yörede Tarsus’u ele geçirmek için başlattığı ayaklanmalar Adana Beylerbeyi Ramazanoğlu Piri Bey tarafından bastırıldı. II. Selim döneminde kent bir sancak merkezi olarak oluşturulan Kıbrıs eyaletine, sonra da Kaptanpaşa eyaletine bağlandı. Mısır Valisi Mehmet Ali Paşa ayaklanması sırasında Türk ordusunu Konya Savaşında bozguna uğratan mısır kuvvetlerince işgal edildi. Kütahya Antlaşmasıyla yönetim Mehmet Ali’nin oğlu İbrahim Paşa’ya bırakıldı. Londra Antlaşmasıyla  yeniden Osmanlı Devletine geçen Tarsus önce Adana vilayetine, sonra Mersin’e bağlandı (1888).Kilikya’da bir devlet kurmak için Tarsus ve yöresinde Ermenilerin başlattığı ayaklanma hareketi, olay üzerne olağanüstü yetkilerle bölgeye gönderilen Cemal Paşa tarafından bastırıldı. ı. Dünya Savaşı sonrasında Fransız kuvvetleri ve işbirlikçi Ermeni çetelerince işgal edilen kent, Ankara İtilafnamesi gereğince Ermeni azınlığı da yanlarına katan Fransızlar’ın çekilmeleri üzerine düşman istilasından kurtuldu. Bugün İçel iline bağlı bir ilçe merkezidir.