Tarsus Tarihine Genel Bakış
Eski Çağlarda Hitit İmparatorluğu’nun egemenlik sınırı içinde bulunan kent, zamanla bu devletin zayıflaması üzerine Asurluların sonra da Kilikya’da kurulan bir takım yerel prensliklerin denetimine girdi. Perslerin eline geçerek Kilikya Satraplığının merkezi oldu. M.Ö 323′te Büyük İskender tarafından alındı. İskender’in ölümünden sonra payına düştüğü Selefki Krallığının yönetimine girdi. M.Ö. 66′da Romalıların eline geçti ve Kilikya eyaletinin başkenti oldu. Mısır Kraliçesi ile dillere destan olan aşkını yaşayan Marcus Antonius tarafından baştan başa bayındır duruma getirildi. İmparator Tiberius döneminde Kapadokya Krallığının eline geçen kent, Romalılarca geri alındı. Roma İmparatorluğunun ikiye bölünmesi sırasında Bizans Devletinin egemenliğine girdi. Halife Ömer döneminde Ebu Ubeyde komutasındaki arap ordusu tarafından fethedilerek İslam topraklarına katıldı. Emeviler döneminde Araplar ve Bizanslılar arasında sürekli el değiştiren kent, Abbasi halifesi El-Memun döneminde müslümanlar için önemli bir sınır kalesi ve ticaret merkezi olarak gelişti. Doğu Seferine çıkan İmparator Nikephoros tarafından alınarak yeniden Bizans yönetimine geçti(965) .Malazgirt Savaşından sonra Adana ile birlikte Selçukluların eline geçen Tarsus Birinci Haçlı Seferi sırasında Hrıstiyan ordusu tarafından istile edilerek Antakya Prensliğine bağlandı. 1100 yılında yeniden Bizans egemenliğine geçti. Ermeni prensi Leon’un ele geçirdiği kent İmparator İoannes Komnenos tarafından geri alındı. Ancak Bizanslıları yenilgiye uğratan Leon’un oğlu III. Toros’un yönetimi altına girdi. Daha sonra Karamanoğullarının, Ramazanoğullarının ve Mısır Memlukları’na bağlı olarak Dulkadiroğullarının egemenliğinde kalan Tarsus 15. yy’da yörede üstünlük kurmaya çalışan Karamanlılar ve Osmanlılar arasında bir çekişme alanı durumuna gelmesi nedeniyle ticaret merkezi olma özelliğini kaybetti. Kilikya Rupen Krallığına son veren Memluklar 1485-1491 Türk-Mısır savaşı bitiminde kenti doğrudan egemenlikleri altına aldılar. Ancak Memluk Devletini ortadan kaldıran Yavuz Sultan Selim tarafından Osmanlı topraklarına katılan Tarsus ve çevresinin yönetimi Ramazanoğullarına bırakıldı. Kanuni döneminde Veli Halife, Tonguzoğlan, Yenicebey gibi alevi önderlerinin yörede Tarsus’u ele geçirmek için başlattığı ayaklanmalar Adana Beylerbeyi Ramazanoğlu Piri Bey tarafından bastırıldı. II. Selim döneminde kent bir sancak merkezi olarak oluşturulan Kıbrıs eyaletine, sonra da Kaptanpaşa eyaletine bağlandı. Mısır Valisi Mehmet Ali Paşa ayaklanması sırasında Türk ordusunu Konya Savaşında bozguna uğratan mısır kuvvetlerince işgal edildi. Kütahya Antlaşmasıyla yönetim Mehmet Ali’nin oğlu İbrahim Paşa’ya bırakıldı. Londra Antlaşmasıyla yeniden Osmanlı Devletine geçen Tarsus önce Adana vilayetine, sonra Mersin’e bağlandı (1888).Kilikya’da bir devlet kurmak için Tarsus ve yöresinde Ermenilerin başlattığı ayaklanma hareketi, olay üzerne olağanüstü yetkilerle bölgeye gönderilen Cemal Paşa tarafından bastırıldı. ı. Dünya Savaşı sonrasında Fransız kuvvetleri ve işbirlikçi Ermeni çetelerince işgal edilen kent, Ankara İtilafnamesi gereğince Ermeni azınlığı da yanlarına katan Fransızlar’ın çekilmeleri üzerine düşman istilasından kurtuldu. Bugün İçel iline bağlı bir ilçe merkezidir.