<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Tarsus &#187; marcus antonius</title>
	<atom:link href="http://tarsus.ceplog.com/tag/marcus-antonius/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://tarsus.ceplog.com</link>
	<description>Tarsus</description>
	<lastBuildDate>Wed, 14 Jul 2010 09:23:09 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.1</generator>
		<item>
		<title>Kleopatra Kapısı &#8211; Cleopatra&#8217;s Gate</title>
		<link>http://tarsus.ceplog.com/2008/11/10/kleopatra-kapisi-cleopatras-gate/</link>
		<comments>http://tarsus.ceplog.com/2008/11/10/kleopatra-kapisi-cleopatras-gate/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 10 Nov 2008 05:30:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>tarsus</dc:creator>
				<category><![CDATA[Önemli Merkezler]]></category>
		<category><![CDATA[cleopatra]]></category>
		<category><![CDATA[gate]]></category>
		<category><![CDATA[kleopatra]]></category>
		<category><![CDATA[marcus antonius]]></category>
		<category><![CDATA[Tarsus]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://tarsus.ceplog.com/?p=12</guid>
		<description><![CDATA[Antik Çağın büyük metropolleri arasında yer alan şehrin surlarından Dağ Kapısı ve Adana Kapısından başka geriye kalan tek kalıntıdır. Günüüzde birkaç kez onarım geçiren bu kapı, büyük ihtimalle daha eski bir kapının üzerine Bizans Döneminin başlarında inşaa edilmiş olmalıdır. Evliya Çelebi, Seyahatnamesinde Tarsus&#8217;u anlatırken bu kapıdan &#8220;İskele Kapısı&#8221; adıyla söz etmektedir. Kapının yapımında Horasan harcı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Antik Çağın büyük metropolleri arasında yer alan şehrin surlarından Dağ Kapısı ve Adana Kapısından başka geriye kalan tek kalıntıdır. Günüüzde birkaç kez onarım geçiren bu kapı, büyük ihtimalle daha eski bir kapının üzerine Bizans Döneminin başlarında inşaa edilmiş olmalıdır. Evliya Çelebi, Seyahatnamesinde Tarsus&#8217;u anlatırken bu kapıdan &#8220;İskele Kapısı&#8221; adıyla söz etmektedir. Kapının yapımında Horasan harcı kullanılmıştır. Kapının kenarı at nalı şeklinde ve yerden yüksekliği 6.17 m, derinliği ise 6.18 m.dir. Tarsus&#8217;un 18.yy sonlarına kadar oldukça sağlam kalan üç kapılı surları, 1835 yılında Mısırlı İbrahim Paşa tarafından yıktırılmış ve sadece iki ayak üzerinde tek kemerli deniz kapısı kalmıştır.</p>
<p>Mısır&#8217;ın ünlü kraliçesi Kleopatra&#8217;nın sevgilisi Romalı General Antonius ile Tarsus&#8217;ta buluşmak üzere geldiklerinde, o zamanın limanı olan Gözlükule&#8217;de büyük törenle karşılandıkları ve Deniz Kapısından şehre geldiği söylenir. Bu sebeple Deniz Kapısına Kleopatra Kapısı da denmektedir.</p>
<p><a href="http://tarsus.ceplog.com/files/2008/11/tarsus12.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-13" src="http://tarsus.ceplog.com/files/2008/11/tarsus12-300x203.jpg" alt="" width="400" height="203" /></a></p>
<p><em>As the city was one of metropolis of the ancient age, the Mount Gate the unique remaining apart from Adana Gate. The gate underwent many restoration and it is thought the gate had built on another gate built at the beginninge of the Byzantine age. Evliya Celebi, in his travel book indicated to the gate with name of &#8220;Quay Gate&#8221;. Khorasan cement aggregate had been used in the construction of the gate. Gate edge has a horseshoe shape and is high from the ground at 6.17 meters, deep at 6.18 meters. Until end of the 18th century, Tarsus had very sound three gate walls, which were destroyed by Egyptian İbrahım Pasha in the year 1835 and only the one-legged single arched sea gate survived.</em></p>
<p><em>When Egypt&#8217;s famous queen Cleopatra came to Tarsus to meet with the Roman General Antonio, they were received when with a great ceremony at the then port of Gozlu Kule and is is said that she entered through the Sea Gate. This is why the Sea Gate has another name &#8220;Cleopatra Gate&#8221;.</em></p>
<p><a href="http://tarsus.ceplog.com/files/2008/11/tarsusgatecleopatra200011.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-14" src="http://tarsus.ceplog.com/files/2008/11/tarsusgatecleopatra200011-300x200.jpg" alt="" width="400" height="203" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://tarsus.ceplog.com/2008/11/10/kleopatra-kapisi-cleopatras-gate/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tarsus Tarihine Genel Bakış</title>
		<link>http://tarsus.ceplog.com/2008/11/08/tarsusa-tarihine-genel-bakis/</link>
		<comments>http://tarsus.ceplog.com/2008/11/08/tarsusa-tarihine-genel-bakis/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 08 Nov 2008 19:41:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>tarsus</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[abbasiler]]></category>
		<category><![CDATA[adana]]></category>
		<category><![CDATA[kilikya]]></category>
		<category><![CDATA[marcus antonius]]></category>
		<category><![CDATA[memluklar]]></category>
		<category><![CDATA[mersin]]></category>
		<category><![CDATA[Tarsus]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://tarsus.ceplog.com/?p=3</guid>
		<description><![CDATA[Eski Çağlarda Hitit İmparatorluğu&#8217;nun egemenlik sınırı içinde bulunan kent, zamanla bu devletin zayıflaması üzerine Asurluların sonra da Kilikya&#8217;da kurulan bir takım yerel prensliklerin denetimine girdi. Perslerin eline geçerek Kilikya Satraplığının merkezi oldu. M.Ö 323&#8242;te Büyük İskender tarafından alındı. İskender&#8217;in ölümünden sonra payına düştüğü Selefki Krallığının yönetimine girdi. M.Ö. 66&#8242;da Romalıların eline geçti ve Kilikya eyaletinin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Eski Çağlarda Hitit İmparatorluğu&#8217;nun egemenlik sınırı içinde bulunan kent, zamanla bu devletin zayıflaması üzerine Asurluların sonra da Kilikya&#8217;da kurulan bir takım yerel prensliklerin denetimine girdi. Perslerin eline geçerek Kilikya Satraplığının merkezi oldu. M.Ö 323&#8242;te Büyük İskender tarafından alındı. İskender&#8217;in ölümünden sonra payına düştüğü Selefki Krallığının yönetimine girdi. M.Ö. 66&#8242;da Romalıların eline geçti ve Kilikya eyaletinin başkenti oldu. Mısır Kraliçesi ile dillere destan olan aşkını yaşayan Marcus Antonius tarafından baştan başa bayındır duruma getirildi. İmparator Tiberius döneminde Kapadokya Krallığının eline geçen kent, Romalılarca geri alındı. Roma İmparatorluğunun ikiye bölünmesi sırasında Bizans Devletinin  egemenliğine girdi. Halife Ömer döneminde Ebu Ubeyde komutasındaki arap ordusu tarafından fethedilerek İslam topraklarına katıldı. Emeviler döneminde Araplar ve Bizanslılar arasında sürekli el değiştiren kent, Abbasi halifesi El-Memun döneminde müslümanlar için önemli bir sınır kalesi ve ticaret merkezi olarak gelişti. Doğu Seferine çıkan İmparator Nikephoros tarafından alınarak yeniden Bizans yönetimine geçti(965) .Malazgirt Savaşından sonra Adana ile birlikte Selçukluların eline geçen Tarsus Birinci Haçlı Seferi sırasında Hrıstiyan ordusu tarafından istile edilerek Antakya Prensliğine bağlandı. 1100 yılında yeniden Bizans egemenliğine geçti. Ermeni prensi Leon&#8217;un ele geçirdiği kent İmparator İoannes Komnenos tarafından geri alındı. Ancak Bizanslıları yenilgiye uğratan Leon&#8217;un oğlu III. Toros&#8217;un yönetimi altına girdi. Daha sonra Karamanoğullarının, Ramazanoğullarının ve Mısır Memlukları&#8217;na bağlı olarak Dulkadiroğullarının egemenliğinde kalan Tarsus 15. yy&#8217;da yörede üstünlük kurmaya çalışan Karamanlılar ve Osmanlılar arasında bir çekişme alanı durumuna gelmesi nedeniyle ticaret merkezi olma özelliğini kaybetti.  Kilikya Rupen Krallığına son veren Memluklar 1485-1491 Türk-Mısır savaşı bitiminde kenti doğrudan egemenlikleri altına aldılar.  Ancak Memluk Devletini ortadan kaldıran Yavuz Sultan Selim tarafından Osmanlı topraklarına katılan Tarsus ve çevresinin yönetimi Ramazanoğullarına bırakıldı. Kanuni döneminde Veli Halife, Tonguzoğlan, Yenicebey gibi alevi önderlerinin yörede Tarsus&#8217;u ele geçirmek için başlattığı ayaklanmalar Adana Beylerbeyi Ramazanoğlu Piri Bey tarafından bastırıldı. II. Selim döneminde kent bir sancak merkezi olarak oluşturulan Kıbrıs eyaletine, sonra da Kaptanpaşa eyaletine bağlandı. Mısır Valisi Mehmet Ali Paşa ayaklanması sırasında Türk ordusunu Konya Savaşında bozguna uğratan mısır kuvvetlerince işgal edildi. Kütahya Antlaşmasıyla yönetim Mehmet Ali&#8217;nin oğlu İbrahim Paşa&#8217;ya bırakıldı. Londra Antlaşmasıyla  yeniden Osmanlı Devletine geçen Tarsus önce Adana vilayetine, sonra Mersin&#8217;e bağlandı (1888).Kilikya&#8217;da bir devlet kurmak için Tarsus ve yöresinde Ermenilerin başlattığı ayaklanma hareketi, olay üzerne olağanüstü yetkilerle bölgeye gönderilen Cemal Paşa tarafından bastırıldı. ı. Dünya Savaşı sonrasında Fransız kuvvetleri ve işbirlikçi Ermeni çetelerince işgal edilen kent, Ankara İtilafnamesi gereğince Ermeni azınlığı da yanlarına katan Fransızlar&#8217;ın çekilmeleri üzerine düşman istilasından kurtuldu. Bugün İçel iline bağlı bir ilçe merkezidir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://tarsus.ceplog.com/2008/11/08/tarsusa-tarihine-genel-bakis/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
